Reklam Alanı

Kedi ve köpeklerden sonraki hedef, insanlara çip takmak mı?

Kedi ve köpeklerden sonraki hedef, insanlara çip takmak mı?

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, hastalıklarının kontrolünü daha etkin sağlamak amacıyla, sahipli ve sahipsiz tüm kedi ve köpeklere mikroçip takmayı planlıyor...

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, hastalıklarının daha etkin kontrolünü sağlamak amacıyla, kedi ve köpeklerin kimliklendirilerek kayıt altına alınması ve kayıtlarının düzenli tutulması ile ilgili usul ve esaslarının belirlendiği yönetmelik taslağını görüşe açtı.


”Kedi ve Köpeklerin kimliklendirilmesi ve kayıt altına alınması yönetmelik” taslağa göre hayvanların kimliklendirilmesi, veteriner hekimler tarafından mikroçip ile yapılacak. Yeni doğan hayvanların kimliklendirilmesi, doğumdan itibaren en geç 4 ay içinde gerçekleştirilecek. Mikroçip takılarak pasaportdüzenlenen hayvanlar 7 gün içinde veri tabanına kaydedilecek. Veri tabanına kaydedilmiş hayvanlara ait aşı uygulaması, sahip değişikliği gibi pasaporttaki ve veri tabanındaki bilgilerin değişmesi halinde en geç 7 gün içinde yeni bilgilerin kaydedilmesi gerekecek.


Mikroçip, iki skapula (kürek kemiği) arasına veya sol tarafta boynun kulağa yakın kısmına, deri altına uygulanacak. Mikroçip takılmış hayvanlar, yılda bir kez çipin çalıştığından emin olmak için taramadan geçirilecek. Üzerinde bireysel tanımlama numaraları bulunan mikroçipler, Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslar dahilinde yetki verilen serbest veteriner hekim, kurum ya da kuruluşlar tarafından uygulanacak.

Kimliklendirilmiş kedi ve köpekler için, pasaport da düzenlenecek. Pasaport üzerindeki numara da ayrıca oluşturulacak veri tabanına kaydedilecek. İşletmelerin sorumlu veteriner hekimleri, kayıt altındaki kedi ve köpeklerin satılması durumunda, sahip değişikliğini, hayvanların veri tabanına,pasaportuna işleyecek. Sahipli hayvanların kimliklendirilmesi ve kayıt altına alınmasına ilişkin masraflar, hayvan sahipleri tarafından karşılanacak.

AB’de çip zorunlu

Avrupa Birliği’ne bağlı ülkelerde kedi ve köpekler için pasaport uygulaması bulunuyor. Pasaport almak için mikroçip ve veterinerlere başvurmak gerekiyor. AB ülkeleri dışında bu pasaport geçerli değil. ABD, Yeni Zelanda ve Avustralya’da da ev hayvanları için pasaport uygulaması mevcut. Veterinerden alınan bir sertifika sonucunda pasaport hayvan sahibi için çıkarılıyor. Avustralya’da mikroçip bulunmayan hayvanlar pasaport alamıyor. Kanada’da ise mikroçip zorunlu değil. (1)


Elektronik kimlik


Macaristan'da köpeklere ‘‘elektronik kimlik’’ uygulaması başlıyor. Deri altına yerleştirilen çipler sayesinde kaybolan köpekler kolayca bulunabilecek.

14 bin köpek çiplenecek
Köpeklere çip uygulaması, başkent Budapeşte'nin 125 kilometre batısındaki Gyoer Kenti'nde başlatılıyor. 1 Ocak 2001 tarihinden itibaren kentte yaşayan yaklaşık 14 bin köpeğin tamamına çip takılacak. 2.3 milimetre kalınlığındaki çip, özel bir şırıngayla köpeğin deri altına yerleştirilecek. Çipte bulunan bilgiler, özel bir elektronik aygıtla okunabiliyor.

Kaybolma sorunu bitiyor
Bu ‘‘elektronik kimlik’’ sayesinde, tasmalarındaki bilgiler düştüğü için ortada kalan, evden kaçmış ya da kaybolmuş köpekler, sahiplerine iade edilebilecek. Gyoer Kenti'nde, belediyeden vesikası bulunan 14 bin sahipli köpeğin yaşadığı bildiriliyor. Aynı uygulamanın gelecekte diğer kent belediyeleri tarafından da benimsenmesi ve yaygınlaşması bekleniyor. (2)


Farelere uzaktan kumanda !

Farelere uzaktan kumanda


Bilim adamları, beyinlerine elektrik sondası taktıkları fareleri 500 metre uzaklıktan bilgisayarla kontol etmeyi başardı.

Farelerin, beyinlerine yerleştirilen elektrik sondaları aracılığıyla koşmaları, tırmanmaları veya sağa-sola dönmelerinin sağlandığı belirtildi. Bilgisayarla kontrol edilebilen farelerin, ileride eklenecek mini kameralarla, deprem kurbanlarının bulunması veya mayın ve bombaların imha edilmesinde kullanılması amaçlanıyor.

New York Devlet Üniversitesi fizyoloji ve farmakoloji profesörü John Chalpin, çöken bir binanın altında kalan canlıların bulunması için robotların kullanılamadığını, moloz yığınlarının arasına girebilecek en becerikli canlının fareler olduğunu belirterek, bu noktadan hareketle geliştirdikleri proje sonucunda fareleri uzaktan kumanda ile kontrol etmeyi başardıklarını açıkladı.



New York Devlet Üniversitesi’ndeki bilim adamlarının, elektrik sondalı farenin labirentte sağa veya sola dönmesini sağladıkları belirtildi. Küçük, çevik ve güçlü koku alma duyguları olan farelerin, patlayıcıların araştırılması veya insan bedeninin bulunmasında eğitilebileceği belirtildi.

Hareket sinyallerinin, farenin sırtına bağlanan bir radyo alıcısıyla, farenin beynine bir bilgisayardan iletildiği kaydedildi. İki elektrot, farenin sağ ve sol bıyıklardan gelen sinyalleri işleme tabi tutan beyne ait bölgeleri harekete geçirirken, bir elektrotun, farenin beynindeki “iyi hissetme” merkezini uyardığı ifade edildi. Tehlikeli görevler için hayvanların beyinleriyle oynamanın ahlaki soruları gündeme getirmesine karşılık, bu farelerin diğer fareler kadar uzun yaşadığı ve normal hayat sürdüğü belirtiliyor. (3)


Dipnotlar:

1: Anadolu Ajansı (26 Haziran 2012), Akademi e-dergi
2: Hürriyet (15 Temmuz 2000)

3: ntvmsnbc

Hiç yorum yok

Küfür, hakaret içeren yorumlar, spam sayılarak kaldırılacaktır. Üçüncü şahıs ve kurumlara karşı yapılan yorumlar, yorum yapanın sorumluluğundadır. Sadece Gerçek dergisi ve editörleri bu yorumlardan sorumlu tutulamaz.