Reklam Alanı

IŞİD, Harici bir örgüttür


Peygamberimizin Haricilerin Çıkacağını Haber Vermesi

Buharı ve Müslim, Ebû Said el-Hudri´den rivayet ederler:

"Ben Peygamberin (s.a.v.) yanında oturuyordum. O, orada bulunan bazı kimselere ganimet malım taksim ediyordu. Derken oraya Zülhuvaysıra denilen adam geldi ve: "Ey ALLAH´ın Resulü, malı adaletle dağıt!" diyerek çıkıştı. Peygamber Efendimiz de kendisine: "Yazık sana, ben adalet et mezsem, kim adalet edecek?" diyerek karşılık verdi. Ayrıca: "Şayet ben adalet etmeyecek olursam, bir peygamber olmama rağmen büyük bir zarara ve hüsrana düşmüş olurum!" diye ilâve etmeye de lüzum gördü ler. Bunun üzerine Ömer: "Bana izin ver de şunun boynunu vurayım!" diyerek izin istedi. Resülüllah Efendimiz ise: "Bırak yâ Ömer, bunun bazı arkadaşları olacak, onların namaz ve oruç gibi ibadetlerinin çoklu ğu yanında, sizler kendi oruç ve namazlarınızı az bulacaksınız. Buna rağmen okudukları Kur´an, gırtlaklarından aşağıya inmeyecektir. Okun yaydan fırlayıp uzaklaştığı gibi de islâm´dan uzaklaşacaklardır. Onların içinde siyah bir adam bulunacak, bu adamın bir kolunda kadınların memesi gibi bir şişkinlik bulunacak ve bu şişkinlik, bir insan kalbi gibi devamlı atıp duracak. Bunlar, insanların bölündüğü sırada meydana gelecektir."

Bu hadisi rivayet eden Ebû Said der ki: "Ben, bütün bunları aynen Resülüllah Efendimiz´den duyduğuma şahitlik ederim! Yine ben şahid-lik ederim ki: Ali bin Ebû Talib ile birlikte biz onlarla savaştık. Ben, bu sırada Ali´nin yanında idim. Ali, bu işareti taşıyan adamın yanına geti rilmesini emretti. Arayıp getirdiler. Aynen Peygamberimizin haber verdiği gibi, siyah bir adamdı ve bir kolunda kadın memesi gibi devamlı deprenen bir şişkinlik vardı."

Ebû Yâlâ´mn rivayetine göre, Ali: "Bu adamı tanıyan var mıdır?" diye sormuş, içlerinden biri: "Bu adamın adı Harkus´tur. Anası da bu radadır" demiş. Anasını çağırıp: "Bunun babası kimdir?" diye soruldu ğunda, şu cevabı vermiş: "Ben, bunun babasının kim olduğunu bilmiyorum. Vaktiyle Rabze taraflarında koyun güderken, karanlık gibi bir şey üzerime çöktü. Ben buna işte o şeyden hâmile kaldım" karşılığını vermiştir.
Müslim Ebû Said´den rivayet ediyor. Bu rivayete göre Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Müslümanların iki büyük fırkaya ayrılması sırasında Mârika (Hâriciler) çıkar, bu iki fırkadan hakka daha yakın olan taraf, Mârika ile savaşır." [191]

Yine Müslim´in Abide´den şöyle rivayeti var: "Ali, Nehrevân´da Hâriciler ile savaşı bitirdikten sonra: "Bunların içlerini iyice araştırın. Eğer gerçekten Resülüllah Efendimiz´in haber verdiği kimseler iseler muhakkak aralarında eli noksan olan bir adamın bulunması lâzım. A-raştırıp o adamı bulunuz!" dedi. Araştırdılar ve o adamı bulup getirdiler. Ali onu görünce derhal "ALLAHü Ekber!" diyerek tekbir getirdi. Bunu üç defa tekrarladıktan sonra: "Vallahi sizlerin şımaracağınızdan korkmasam, bunlarla (Hâricilerle) savaşanlar hakkında yüce ALLAH´ın ne kadar büyük mükafatlar vadettiği hakkında Resülüllah Efendimiz´den duy duklarımı sizlere anlatmak isterdim" dedi. Ben de onun böyle söylemesi üzerine: "Sen bütün bunları Resülüllah1 tan mı duydun?" diye sordum. Ali de: "Evet, Kabe´nin Râbbi´ne yemin ederim, Resülüllah´tan duydum!" karşılığını verdi ve bu yeminini, üç defa da tekrarladı."

Hâkim´in rivayetine göre de Sâid bin Cemhân şöyle demiştir: "Ben, Abdullah bin Ebû Evfâ´nın yanına gitmiştim. O bana: "Baban ne oldu?" diye sordu. Ben de: "Hâriciler´in bir kolu olan Ezârika öldürdü" dedim. Abdullah bunun üzerine öfkelenerek: "ALLAH onlara lanet etsin! Pey gamber Efendimiz onların "cehennemin köpekleri" olduğunu bildirmişti" diyerek konuştu." [192]


***

Dipnotlar



[191] Hadis´te geçen Mârika, Hariciler demektir. Bunların bir adı da Harûriye´dir. Bunlar, "hüküm ancak ALLAH´ındır!" diyerek hak halife Ali´ye (r.a.) isyan ettiler. Ali de onların bu sözlerine karşılık: "Evet, doğru olan bir söz, fakat bu söz ile hak değil de batıl kastedil miştir" buyurdu. Aişe (r.a.) hadisinde de: "Mârika, ümmetinin en şerlileridir, en hayırlı olanları ise onları öldürecektir" buyurulmuştur.

[192] Ezarika´nın başkanı Nâîi´ bin Erzuk idi. Çok aşırı biri olup, kendisine tabii ol­mayanların kafir olduğunu söylüyor, hasımlarının çocuklarının ve hanımlarının bile öldürül melerini caiz görüyordu. Sonunda Dolâb savaşında katledilmiştir. Rivayet olunduğuna göre Ebû Ümâme Şam yakınlarında haricilerin katledilmiş cesedlerini gördüğü zaman, titremiş ve: "Aman ALLAH´ım, şeytan şu ümmete neler de yapmış! Bunlar, hiç şüphesiz cehennemliklerin köpekleridir" diyerek ağlamıştır.

Celaleddin es-Suyuti, Peygamberimizin Mucizeleri ve Büyük Özellikleri, Uysal Kitabevi: 2/281-282.


***


Hariciler cehennem köpeği



Haricilerin Özellikleri ?

1 – Büyük Günah sahibi “ebedi cehennemdedir” derler.

2 – Büyük Günah sahibini tekfir ederler.

3 – Hakem olayında Hz. Ali ve muhatablarını Allahın hükmüyle hükmetmedikleri gerekçesiyle tekfir ederler.

4 – İlim ehli olmayan cahil,kaba saba insanlardır.

5 – Katı kalblidirler.müslümana şiddetli ve öfkeli kafire yumuşak davranırlar.

6 – “Hüküm ancak Allahındır” haricilerin sloganıdır.fakat Allahın hükmünü bilmezler.

7 – Peygamberimizi dahi adaletsizlik ile suçlayan sapık bir düşünceleri vardır.
Bir gün Hz Peygamber ganimet dağıtırken biri çıkar, “Ya Muhammed, adil ol! Adaletle dağıtmadın!” der. Kıpkırmızı olan Hz Peygamber “Ben adil olmazsam daha kim adil olur?” der ve şunu bildirir: “Dikkat edin, bunun neslinden (bu cinsten) ilerde bir kavim zuhur edecek Okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklar” (Hadis- i Şerif - Buhari, Megazi, 61; Müslim, Zekat 144-146)

8 – Zahiri ibadetlere düşkündürler.Onların ibadetlerini gören kendi ibadetini küçümser. Hz Peygamberin tarifiyle, “Sizden biri onların namazı yanında kendi namazını, onların orucu yanında kendi orucunu küçük görür Lakin onların imanı boğazlarını aşmaz” (Hadis-i Şerif - Buhari, Menakıb, 25; Müslim, Zekat, 147; İbnu Mace, Mukaddime, 12) ancak okudukları Kur’an boğazlarından geçmez,okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkarlar.

9 – İlk Hariciler genelde çöl araplarıdır İslam öncesinde fakir bir halde yaşamışlardır Çölde yaşamaya devam ettiklerinden İslama girince de ekonomik durumları iyileşmez Bunların fikirleri basit, tasavvurları dardır

Bu yüzden dinde mutaassıp, muhakeme güçleri noksan insanlardır Çabuk öfkelenirler, kolaylıkla infiale kapılırlar Yaşadıkları çöl misali, sert tabiatlı, katı kalplidirler..

10 – Cehaleti mazeret olarak kabul etmezler.Günahkar kimsenin özel şartlarını,durumlarını gözetmeden tekfir ederler.

11 – Hoşgörüsüz,fanatik kimselerdir.

12 – Kendi uydurdukları batıl kaide ve ölçülerle insanları değerlendirirler.
- Mesela çocuğunu devletin okullarına göndermek bunların inancında küfürdür.
- İslam devleti olmadığı için Türkiye’de Cuma namazı kılınmaz !
- Devletin yaptırdığı camilerde namaz kılınmaz !
- Devletin maaşını alan imam ve müezzinler bunların gözünde Bel’amdır,arkalarında namaz kılınmaz!
- Oy vermek mutlak olarak küfürdür !
- Devletin mahkemelerine gitmek ve muhakeme olmak mazeretsiz küfürdür !
- Devlet kafir olduğu için devlet mallarını çalmak veya zarar vermek bunların fıkhında Helaldir !


13 – İbn-i Ömer bunlar için şöyle der:

“Bunlar, insanların en şerlileridir. Kafirler hakkında inen ayetleri almış ve Müslümanlara uygulamışlardır.” (Buhari muallak olarak, “İnkarcıların ve Haricilerin Öldürülmesi” babında rivayet etmiştir.)

14 – Kur’an ve Sünnetin, fıkhın inceliklerini bilmezler; Buhari ve Muslim, Muaze adındaki kadından şöyle rivayet ederler:

“ Hz. Aişe’ye; ‘Hayızlı kadın neden orucu kaza ediyor da namazı kaza etmiyor?’ diye sordum.
Bana; ‘Sen Harurilerden (harici) misin?’ dedi. Ben; ‘Hayır, ama soruyorum’ dedim. Bunun üzerine şöyle dedi: ‘Hayızlı olduğumuz zaman orucu kaza etmemiz emredildi ancak namazı kaza etmemiz emredilmedi.’”

15 – İbn-i Hacer’in sahih olduğunu bildirdiği bir sened ile Hariciler hakkında İbn-i Abbas’tan Radıyallahu Anhuma şöyle rivayet eder:

“Kur’an’ın muhkemlerine iman ederler ancak muteşabihleri ile helak olurlar.”
( Fethu’l-Bari, “Mürtedlere İstitabenin Uygulanması” kitabı)

16 – “Said bin Museyyeb’e; ‘Kadın parmağını kesmenin cezası nedir?’ diye sordum. ‘On deve’ diye cevap verdi. Ben; ‘İki parmağı kesilirse, cezası ne olur?’ diye sordum. ‘Yirmi deve’ dedi. Ben; ‘Üç parmak kesilirse’ dedim. ‘Otuz deve’ dedi. Ben yine; ‘Dört parmak kesilirse’ diye sordum. O; ‘Yirmi deve’ diye cevap verince kendisine; ‘Neden yarası ve acısı arttığı halde cezası azaldı?’ dedim.
Bana; ‘Sen Iraklı mısın?’ dedi. Ben; ‘Hayır, ama öğrenmek istiyen bir cahil veya bildiğini pekiştirmek isteyen bir alimim ’ dedim. Bunun üzerine şöyle cevap verdi:
‘’Ey kardeşimin oğlu, sünnet böyledir.’’

Kadının diyeti erkeğin diyetinin yarısı kadardır. Bu mesele hakkında el-Muğni ve diğer kitapların “Diyetler” bölümüne bakınız.

Not: O dönem Irak, haricilerin yatağı idi.

17 – Onların bir diğer niteliği ise, batıl görüşlerini yaldızlamaları ve ona hak süsü vermeleridir. Bu nedenle ciddi bir bilgisi veya derin basireti olmayan kişiler onlara kanar ve peşlerinden giderler. Hz.Ali’yi tahkime zorladıklarında “Kendilerine Kitap’tan bir pay verilenleri görmedin mi? Aralarında Allah’ın Kitabı hükmetsin diye çağrılıyorlar da, onlardan bir bölümü yüz çeviriyor. Onlar, işte böyle arka dönenlerdir” (Al-i İmran/23) ayetini dillerine doladılar. Hz.Ali’nin Radıyallahu Anhu kendilerine hitap etmesi esnasında,“Hüküm ancak Allah’ındır” diyerek bağırdılar. Bunun üzerine Hz.Ali bin Ebi Talib Radıyallahu Anhu, “Batıl için kullanılan hak bir söz” diyerek onlara cevap verdi.

18 – Genellikle toplum içine karışmazlar,topluma ayak uyduramazlar.

19 – Harici fikir tabii olarak kendi fıkhını oluşturmuştur.

20 – Harici düşüncesindekiler devlet memurluğunu küfür olarak kabul ettikleri için memuriyet ve devlete bağımlı meslekler edinmezler.hatta bazıları ticaret bile yapmayıp inşaatta çalışır..

21 – İbn ebî Evfâ radiyallahu anh’dan rivayete göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Hariciler, cehennem köpekleridir.” (Hadis-i Şerif - İbn Mâce mukaddime.173)

22 – Hz.Ali b. ebî Talib radiyallahu anh’den rivayete göre, hariciler hakkında şöyle demiştir:
“Hariciler arasında eli kısa, eli küçük veya eli çolak birisi vardır. Eğer sevinçten heyecana kapılacak olmasaydınız, Nebi diliyle o kimseyi öldürenlere, Allah’ın vereceği sevap sözünü size haber verirdim.” Ubeyde dediki: “Ben, Ali’ye: “Bu sözü bizzat Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’den işittin mi?” dedim. Ali'de: “Kâ’be’nin Rabbine andolsun ki işittim” diye üç sefer söyledi. (İbn Mace.Mukaddime.167 Ebû Dâvud,Sünnet: 31; Müslim, Zekat)

23 – Haricilerin genellikle yaşları küçük,akılları kıt,tecrübesiz kimselerdir.
Abdullah b. Mes’ud radiyyallahu anh’dan rivayete göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: 

“Kıyamete yakın zamanlarda yaşları küçük, tecrübesiz, aklı noksan bir grup çıkacaktır. Bunlar, insanların en hayırlısı olan Nebi sallallahu aleyhi ve sellem’in sözlerinden bahsedecekler ve Kur’ân okuyacaklar. Fakat o okudukları bu Kur’ân, boğazlarından aşağıya geçmeyecek, okun yaydan fırlayıp çıktığı gibi İslâm’dan çıkacaklar. Kim, onlara rastlarsa hemen onları öldürsün. Çünkü onları öldürmek Allah katında onları öldürenlere sevap kazandırır.” (Hadis-i Şerif - Müslim,Zekat: 48; Tirmizî, Fiten: 24.İbn Mace Mukaddime.168.)

24 – Ebû Seleme radiyallahu anh’den rivayete göre, şöyle demiştir: “Ebû Saîd el Hudrî’radiyallhu anhye: “Sen, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’ın Haruriye (Harici)liler hakkında bir şey anlattığını işittin mi? diye sordum. O da şöyle dedi: 

“Rasûlullah ‘dan işittim şöyle diyordu: “Onlar, öyle ibadet yaparlar ki, siz, o toplumun namazlarının yanında kendi namazınızı, onların oruçları yanında kendi orucunuzu küçük göreceksiniz. Onlar, dinden okun yaydan fırladığı gibi çıkacaklardır. (Bu dinden çıkma işi o kadar hızlı ve farkına varılmadan olacak ki okun sahibi okunun avı delip geçtiğini görür fakat) Okun avı delip geçtiğini tetkik etmek için okun demirine bakar, orada kan namına hiç bir şey göremez, okun kirişine bakar, orada da bir şey bulamaz. Okun kendisine ve yelesine bakar, yine bir şey bulamaz ve göremez. Ve bir şey görüp göremeyeceğinden daima şüphe içinde bulunur durur.” (Hadis-i Şerif - Buhari.6931. Müslim. Zekat: 4.İbn Mace) 

“Akılları zayıf.”
Hadiste geçen “ahlâm”, “hilm” kelimesinin çoğuludur. Anlamı akıldır. Buna göre hadisin manası onların akılları aşağılıktır, zayıftır demek olur. İmam Nevevî şöyle der: Bu hadisten anlaşıldığına göre araştırma ve basiret gücü, yaş kemale erdiğinde, hayat tecrübesi çok olduğunda ve akıl kuvvetli olduğunda meydana gelir.

25 –
Kur’anı tilavet ederler ancak manasını,hikmetlerini anlamazlar ;

Ebû Zerr radiyallahu anh den rivayete göre, şöyle demiştir: 

“Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Benden sonra ümmetimden veya ümmetimden bir grup- Kur’ân okuyacaklar fakat okudukları Kur’ân, boğazlarından aşağıya (kalblerine) geçmeyecektir. Okun yaydan fırladığı gibi dinden çıkacaklardır. Ve sonra dine tekrar dönmeyeceklerdir. Onlar, insanların ve hayvanların en şerlileridir.” Abdullah b. Samit şöyle diyor: “Ben, bu hadisi işittikten sonra Hakem b. Amr el Gıfarî’nin kardeşi Rafi’ b. Amr’a anlattım o da şöyle dedi: “Ben de bunu, aynı şekilde Rasûlullah sallallahu aleyhi vesellem’dan işitmiştim.” (Hadis-i Şerif - Müslim, Zekat: 48; Tirmizî, Fiten: 24.İbn Mace.Mukaddime.170)

26 – İbn Ömer radiyallahu anh ‘den rivayete göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: 

“Gençlerden bir grup meydana gelecek ve onlar Kur’ân okuyacaklar. Okudukları Kur’ân, boğazlarından aşağı (kalplerine)inmeyecektir. Bunlar, hangi asırda ve zamanda çıkarsa çıksın,onların kökü kesiktir.” İbn Ömer diyor ki: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ‘dan: ”Onlardan bir grup çıktıkça onların kökü kesiktir” sözünü yirmiden fazla işitmişimdir.” (İbn Ömer hadisin son parçasını şöyle aktardı) ”Sonunda bu cemaatin yapıp ettiklerinden dolayı bunlar arasından deccal çıkacaktır.” (Hadis-i Şerif - İbn Mâce.Mukaddime.174.)


IŞİD, haricidir. Bu kadar delile rağmen hala anlayamayanlara, daha basit bir şekilde aktarmak için aşağıdaki yazıyı da okumanızı rica ediyoruz.

Suriye, Bop, Arap Baharı, IŞİD'in Niğde saldırısı

El kaide ile bir olup Suriye'yi ateşe çeviren cahil ehl-i sünnet müslümanlar.

Bugün gelinen nokta da IŞiD adlı sapkınlar sizinle bile savaşıyor. Esad'a karşı silahlı mücadeleye girmek en baştan yanlıştı. Cihadın tebliğ, irşad ve emri bil maruf nehy-i anil münker kısımlarının yapılabildiği Suriye'de silahlı mücadele yani cihadın 4. kısmı olan kıtâl yapılması caiz değildir.

Ama siz cahilliğinize kurban oldunuz ve bu fitneye sapık selefilerle birlikte ortak oldunuz. Ama yine en büyük zararı siz kardeşlerimiz yediniz. Ama hala akıllanmıyorsunuz. Bu küresel bir oyun dedikçe inadına fitneyi körüklüyorsunuz.

Daha geçen günkü Niğde saldırısını bu sapık el kaideci iki terörist yaptı ve askerimizi şehid etti. Üstüne üstlük yaptığı açıklama ve ifadesi gerçek niyetlerini bir kez daha ortaya koydu.

İfadesinde; '' İfade vermeyeceğim hepiniz müşriksiniz ve askeri öldürerek sevap işledim '' diyerek gerçek ve tekfirci sapkınlıklarını ortaya dökmüştür.

Bu sapkınlardan bizim ülkemizde de var. Bunlar kendilerine selefi diyorlar. Ama selef-i salihinle uzaktan yakından alakaları yok. Selef-i salihin'i en iyi temsil edecekler halef olanlardır. Çünkü bizzat seleften nakiller yaparak bu kaynakları bize ulaştıranlar 4 mezhebin kurucusu olan halef imamlardır.

Bu gerçeği bildikleri halde sapkınlıklarını devam ettirmek için kimi zaman Hanbeli mezhebinde görünürler. Ama aslında sünnete muhaliftirler, sünnet-i seniyyeden işine gelen kısmı alıp diğerini bırakırlar.

Bunlarla iş tutan ehl-i sünnet müslümanlar Suriye'de ki fitneye ortak oldular ne yazık ki. Ama bu fitneye ortak olanlar imansız gitti denemez. Bunların niyetine göre şehid olma imkanları bile vardır. Ama birçoğu oraya para için gittiler. Giden Tunus'lu Libya'lı ve diğer ülkelerden gidenlerin içinde şeriatı hakim kılmak için gidenler de var.

Ama can alıcı soru şu; Ey Libya'lı kardeşim, sen Suriye'de şeriatı hakim kılmaya gidiyorsun ama dönde bir kendi yaşadığın ülkeye bak. Libya'da şeriat hakim değilken başka ülkeye Şeriatı getirmek niyetiyle gitmek doğru mudur ?

Elbette doğru değildir. Ayrıca Suriye'de ki mesele dış güçlerin ve A.b.d, İsrail ve onun stratejik ortaklık yaptıkları ülkelerin kışkırtmasıdır. Yoksa gerçekten şeriatın hakimiyeti için verilmiyor silahlar, mühimmat ve paralar.

Amaç Büyük İsrail'i kurmak. Amaç bu. Amerika bunun için önce kendi ordusuyla Afganistan'a girdi. Daha sonra Irak'a girdi. Ama baktı ki bu şekilde çok zarara giriyor.Hem askeri hem de maddi yönden.

Onun için Irak'tan sonra taktik değiştirdi ve şunu planladı artık. O coğrafya da kandırılanları toplayarak eğitme ve içerisine sızdırdıkları kriptolarla iki tarafı birbirine kışkırtarak iç savaş çıkartma taktiğini uygulamaya başladı.

Ama bunun destek görmesi için, insanların en samimi duygularını kullandılar. Bunun için Arap Baharı denilen hareketi başlattılar. Bunun sonucunda Mısır, Tunus, Libya gibi ülkeler de bir bir liderler devrildi ve sözde rejim değişti. Ama değişen sadece yeni yüzlü batı ajanlarıydı ve sistem yine gayri islami bir sistemdi. Bir tek Mısır da istemedikleri bir sonuç almışlardı ki o sorunu da stratejik ortakları ile beraber Amerika çözdü.

Geldiler Suriye'ye. Ama Suriye öyle kolay düşecek bir ülke değildi. A.b.d ve stratejik ortakları Suriye de adeta batağa saplandı.Suriye de bekledikleri sonucu alamayacaklar. Çok canlar yanacak, çok masumlar ölecek ama zafer İslam'ın olacak. Bu hadis-i şeriflerde açıkça anlatılıyor.

Hatay amik ovasından vuku bulacak melhame-i kübra yani büyük savaş İslam'ın zaferiyle sonuçlanacak. Burada Amerika ve müttefikleri savaşı kaybedecek.Hainler cezalarını bulacak.

ALLAH bu fitne de doğru safta olmayı ve bu safta imanlı olarak ahirete göç etmeyi nasib eylesin. (Amin)

Suriye'ye cihada giden kadınlar

Suriye'ye cihada giden kızlar ve kadınlar

İşte Suriye'de cihad yaptığını sanan, ahmaklardan sadece bir kısmı...

Müslüman bir kadının asli vazifesi, topluma faydalı bir evlat yetiştirmektir. Aile kurumunu korumaktır. Eğer evli değilse de anne babasına hizmet etmesidir.

Silahlı cihad, kadınlara farz değildir. Kadının cihadı kocasıyla iyi geçinmek, hayırlı bir müslüman ve gerçekten cihad eri olacak bir evlat yetiştirmek,anne ve babasına hizmettir.

Cihada giden kadınlar

Bu şerefsiz IŞİD köpekleri, Suriye'de önüne gelen kadını cariyesi yapıyor, başka ülkede ki uzantılarıyla da cahil cühela kızları kandırarak Suriye'ye sözde cihada çağırıyor. Ama asıl amaç başka, o kızların namus ve ırzlarını, kendi nefisleri uğruna kullanmaktır, asıl amaçları...

Bu gerçekleri araştırmadan, dinini adam akıllı öğrenmeden,daha nefsine bile söz geçirememiş dengesizlerin, silahlı cihada katılması sadece bir ahmaklıktır.

Dipnot: Memleketin işgal altında olur, heryer işgale uğramıştır ve kendini korumak adına silahı eline alıp savaşmak ayrıdır. Ben bunu kastetmiyorum. Zaten böyle bir durumda 13- 15 yaşlarında ki çocuklar bile silaha sarılıp cihada gitmiştir. Bunu zamanında Çanakkale'de de yaşamışız.Ama bunların durumu çok farklı. Demek istediğimi çoğunuz anladı zaten. Anlamayana da, artık diyecek söz yok. Ne diyelim, kapasite meselesi...


***

Hepsi ve daha fazlası: www.sadecegercek.net

1 yorum:

  1. admin bozuntusu çok bilmişlik taslıyorsun :) yazdıgın herşey yalan çnkü :)

    YanıtlaSil

Küfür, hakaret içeren yorumlar, spam sayılarak kaldırılacaktır. Üçüncü şahıs ve kurumlara karşı yapılan yorumlar, yorum yapanın sorumluluğundadır. Sadece Gerçek dergisi ve editörleri bu yorumlardan sorumlu tutulamaz.