Reklam Alanı

Ben, Charlie Hebdo değilim

Ben, Charlie Hebdo değilim

David Brooks haklı bir çıkış yapmış ve Charlie Hebdo adlı karikatür dergisinin, nefret söylemi, kışkırtma ve tahrik içerdiğini cesurca ilan etmiş medya çalışanlarından biri...

Aslında bu saldırının arkasında gerçekten derin güçler ve planlı bir tiyatro var. Biraz gündemi takip edersek eğer;

İki gün önce Charlie Hebdo katliamcıları vurularak öldürüldü. Böylece delillerde yok edilmiş oldu.Yakalayarak sorgulama yoluna gidilmemesi insana; bir tiyatro yazıldı, kurgulandı ve oynandı hissini veriyor.

Dün (10 Ocak 2015) dergi saldırısını araştıran komiserin, aniden intihar ettiği haberi geldi. Şimdi, insan bu gelişmeler kaşısında nasıl şüphelenmesin?

Dün, başka bir olay daha yaşandı: Nijerya'nın Maiduguri kentinde, on yaşlarında bir kız çocuğunun üzerindeki bomba düzeneğinin patladığı ve kalabalık bir pazar yerinde yaşanan patlama nedeniyle, en az 20 kişi hayatını kaybettiği ve 18 kişininde yaralandığını duyduk.

Fransa'daki dergi Charlie Hebdo'ya saldırı yapılırken, binanın çatısından gizli çekilen video görüntülerinde, görüntüleri çeken kişinin üstünde çelik yelek ne arıyordu ? Bunun cevabını verecebilecek var mı ? Ayrıca dergi saldırısının yaşandığı gün Irak'ta 83, Yemen'de 38, Suriye'de 26, Afganistan'da 18 kişi bombalı araç ve saldırılarda öldü. Neden sadece Fransa gözümüze gözümüze sokuldu?

Boko Haram denilen IŞİD'in Afrika'daki uzantısı, 2 binden fazla kişiyi katletti, Nijerya'nın kuzey doğusunda. Bütün bu haberleri taraflı yayın yapan medyadan öğreniyoruz. Haliyle medya bize ne derse onu kabul etmek durumunda kalıyor bazılarımız.

Haber bültenlerimizde;

Fetullah Gülen kınadı. Davutoğlu kınadı ve Fransa'ya yürüyüşe gidecek. Amerika kınadı. Avrupa, komple kınadı. Hamas kınadı. Ben mi ? Ben bu işe kıllandım. Bu arada bu olanlar sadece başlangıç gibi duruyor.

Şimdi David Brooks'un açıklamalarını ve haberin içeriğini paylaşalım.

New York Times yazarı David Brooks terör saldırısı sonucu öldürülen Fransız Charlie Hebdo dergisi çalışanlarının özgürlük şehitleri olarak anıldığını ancak derginin yayınlarında bir nefret söyleminin bulunduğunu söyledi.

Derginin mevcut yayın çizgisiyle ABD’de hayatını devam ettirmesinin mümkün olmadığına dikkat çeken David Brooks şu ifadeleri kullandı: “Eğer Charile Hebdo dergisi son 20 yılda Amerika’da herhangi bir üniversite kampüsünde yayınlansaydı bu 30 saniye bile sürmezde çünkü öğrenciler ve üniversiteli gruplar dergiyi nefret söylemi suçuyla suçlardı. Yönetim de dergiye verdiği mali desteği keser ve dergiyi kapatırdı.”

David Brooks, Paris’teki son olaylara verilen tepkilerden insanların radikal terörist grupların görüşlerini eleştirenleri kahramanlaştırdığı ancak kendi görüşlerini eleştirenlere karşı da oldukça hoşgörüsüz olduklarının ortaya çıktığını belirtti.

David Brooks’un köşesinden bazı alıntılar:

“Amerikalılar Hz Muhammed’i tavsir eden Charlie Hebdo dergisini cesaretinden dolayı övebilir ancak Somalili Ayaan Hirsi Ali adlı politikacı üniversite kampüsüne konuşmacı olarak davet edildiği zaman bu kişiye konuşmasının engellenmesi için girişimler olur.”

“Bir çoğumuz için ‘ben Charlie’yim’ demek doğru değil çünkü bir çoğumuz Charlie Hebdo’nun saldırgan mizah anlayışını tavsip etmiyoruz. Kısacası saygı ve medeniyet ölçülerini sürdürmek istiyoruz ama aynı zamanda yaratıcılığa da elbette bir pay bırakmamız gerekiyor.”

Kaynak: euronews

Hiç yorum yok

Küfür, hakaret içeren yorumlar, spam sayılarak kaldırılacaktır. Üçüncü şahıs ve kurumlara karşı yapılan yorumlar, yorum yapanın sorumluluğundadır. Sadece Gerçek dergisi ve editörleri bu yorumlardan sorumlu tutulamaz.