Reklam Alanı

Osmanlı'nın matbaa gerçeği

Osmanlı'nın matbaa gerçeği

Osmanlı'da "Matbaa" Tezi Çöküyor / Tarihi Yanılgılar

Macar asıllı bir devşirme olan İbrahim Müteferrika (1674-1745), Osmanlı tarihinde matbaacılık ve çevirmenlikle uğraşan önemli tarihi karakterlerden birisidir. Osmanlı tarihini anlatan pek çok kitapta ve resmi tarihte Osmanlı İmparatorluğuna matbaa'yı getiren ilk kişi olarak kabul edilmekte ve yeni nesillere bu bilgi kulaktan kulağa aktarılmaktadır.

Ancak bu tezin gerçeği yansıtmadığını destekleyen pek çok araştırmacı ve tarihçi olduğu gibi bazı kanıtlar bu teze inanmayı da zorlaştırmaktadır. Bu teze göre matbaa'yı Osmanlılara getiren ilk kişi İbrahim Müteferrika'dır ve matbaa 300 yıl önce bu coğrafyaya giriş yapmıştır.

Matbaa, Avrupa tarihinde ilk olarak Alman kuyumcu ve yayımcı olan Johannes Gutenberg (1398-1468) tarafından kimi kaynaklara göre 1447, kimilerine göreyse 1450'de bulunmuştur. 2 bin yılın en iyi buluşu olarak kabul edilen matbaa, resmi tarih tezlerine göre 1720'de Müteferrika tarafından Osmanlılara getirilmiştir. Bu iddiaya göre matbaa Osmanlılara 273 yıl sonra gelmiştir ki bu da 1488 tarihinden itibaren Osmanlılarda basılan pek çok kitabın varlığı karşısında gerçekdışı bir tez olduğu şüphesini arttırmaktadır.

Gutenberg'in matbaa'yı buluşundan 30 küsür yıl sonra geldiği görülmektedir. İstanbul'da ilk matbaa'nın açılış tarihi hakkında Adnan Adıvar 1493, Osman Ersoy 1494 ve Niyazi Berkes ise 1495 tarihlerini göstermektedirler. Ünlü tarihçi Bernard Lewis, İstanbulda kurulan ilk Yahudi matbaasının 1494'te faaliyete geçtiğini ortaya koymaktadır. Araştırmacı yazar Orhan Koloğlu, Osmanlı'ya matbaa'nın girişine ilk tepkiyi hattatçıların gösterdiğini ve dini taasuptan çok rekabet ortamında kendi sanatlarını kaybetmekten endişe ettikleri için tepki gösterdiklerini belirtmektedir. Bir diğer sebep olarak ise okur yazar oranının düşük olması gösterilmiştir.

Matbaa'yı ilk kullananlar 15. yüzyılda Osmanlı Yahudileri, devam ettirenler 16. ve 17. yüzyıllarda Ermeniler ve Rumlar olmuştur. Matbaa devrimini Osmanlı coğrafyasında geliştirerek bu gelişime katkı sağlayan matbaacılar, uzun yıllar faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. Naim Güleryüz 1993 yılında kaleme aldığı "Türk Yahudileri Tarihi" kitabında ilk matbaa'nın Sefarad Yahudileri olan David ve Samuel İbn Nahmias kardeşler tarafından 1493 tarihinde kurulduğunu belirtmektedir. Buna kanıt olarak ise Yahudi cemaati arşivlerinde yer alan Yakup Ben Asher tarafından yazılan "Arba'ah Turim" isimli eserin basım tarihi olan 13 Aralık 1493'ü göstermektedir.

Osman Ersoy, 1959'da yayımladığı "Türkiye'ye Matbaanın Girişi ve İlk Basılan Eserler" isimli kitabında Osmanlılarda matbaa'nın yasaklanmasına sebep olarak İstanbul Rumlarından Nicodemos Metaxas tarafından basılan ilk eserde Yahudilere saldırılması ve zaman içinde Rum matbaasının Rum isyancıların lehine çalışmasını göstermektedir. Ayrıca hattat loncalarının ekonomik kaygılarla matbaanın kullanılmasını engelledikleri de ifade edilmektedir. Dini metinlerin ve Arapça eserlerin basılmasına hoş bakılmaması nedeniyle 1588 tarihine kadar Arapça eser basılmamıştır.

Dini eserler basılmaması kaydıyla matbaa'ya izin verilmiştir. İbrahim Müteferrika, 1720 yılında matbaa'yı kurmuş, bu matbaa, kurulduğu tarihten kapandığı 1875'e kadar sadece 2 bin 900 kitap basmıştır. Osmanlılarda basımevi kurup ilk Osmanlı Türkçesinde eserler basan Müteferrika, için resmi tarih tezlerinde Osmanlılara matbaa'yı ilk getiren kişi olarak lanse edildiği görülmektedir. Osmanlı coğrafyasında ilk Osmanlı Türkçesinde basım yapan Müteferrika'dır ancak Osmanlılara matbaa ondan 3 yüzyıl önce gelmiştir. Bu durumda resmi tarih tezlerinin söylediği İbrahim Müteferrika'nın matbaa'yı Osmanlılara getiren ilk kişi olduğu tezi çökmeye yüz tutmuştur.

Dipnotlar:

* "Matbaa Osmanlı'ya ne zaman geldi?", ERANDAÇ, Bülent, Takvim Gazetesi, 15.11.2012.

* "Türk Yahudileri Tarihi - 1", GÜLERYÜZ, Naim, Gözlem Yayıncılık, 1993, sayfa 124-125.

* "A Life Time's Collection of Text in Hebrew", ROTHSTEIN, Edward, New York Times, Feb 11, 2009.

Hiç yorum yok

Küfür, hakaret içeren yorumlar, spam sayılarak kaldırılacaktır. Üçüncü şahıs ve kurumlara karşı yapılan yorumlar, yorum yapanın sorumluluğundadır. Sadece Gerçek dergisi ve editörleri bu yorumlardan sorumlu tutulamaz.