Reklam Alanı

Sabetay Zvi(Sevi) ve Sabetayizm

Sabetay Zvi(Sevi) ve Sabetayizm

Sabetayistler topluluğun önderi olacak Sabetay Zvi,(Sevi) İspanyol kökenli tüccar bir ailenin oğlu olarak 1626 yılında İzmir'de, Osmanlı topraklarında doğdu.Kendi risalesinde doğum tarihi 5386 yılı Ab ayının 9'u (İbrani takvimi) Şabbat günü olarak yazılıdır, miladi takvime göre bu tarih 1 Ağustos 1626'ya denk düşer.Bu tarih, yani ibrani takvimine göre 9 Ağustos mabedin 1. (M.Ö 586 Babilliler tarafından) ve 2. yıkılışı (M.S 70 Romalılar tarafından) olarak anılan tarihle aynıdır. Yahudilerin arasında ki söylenceye göre gelecek olan Mesih de Ağustos ayının 9.uncu günü doğacaktır.

Sabetay (Zvi)Sevi küçük yaşından itibaren eğilimleri doğrultusunda hahamlık eğitimi gördü. Rabbi İsaac di Alba'dan Kabballah'ı aldı.Yahudilerin Kutsal topraklarına yaptığı yolculuk sırasında ise, Kudüs'te İsaac Luria ve Hayim Vital'in öğrencileri olan Jakob ben Semah, Abraham Amigo ve Jakob Hadjes'le birlikte oldu ve Lurianik Kabballah'ı öğrendi.

Luria ile Sabetay Sevi arasında ki fark, Luria ölmeden önce mesih olduğunu ima etmişken, Sabetay Sevi en başından beri mesih olduğunu ilan ediyordu. Sevi'nin kendisini mesih ilan etmesi ortodoks Yahudilerce kabul edilemez olduğu muhakkaktı ve kısa sürede cemaatler, (Zvi)Sevi'yi mesih kabul edenler ve ona karşı olanlar olmak üzere, ikiye ayrıldı. İzmir ve İstanbul cemaatlerinin ona karşı çıkmasına rağmen Zvi'nin hareketi beklenmedik bir hızla yayılmaya başladı, o kadar ki Amsterdam'dan Hamburg'a, Lugano'dan Kudüs'e Yahudiler gruplar halinde Osmanlı topraklarına gelmeye başladılar.

Kısaca bahsetmek gerekirse 16.yy. Musevi dünyasında beklenen mesih olduğunu iddia ederek, çevresine topladığı müritlerini kutsal topraklara götürerek orada bir Yahudi devleti kuracağını söyleyen Sabbetay Zvi, artan gücü nedeniyle Ortodoks Musevi din adamlarınca tehlikeli görülerek Osmanlı sultanına şikayet edilmiştir.Sultan karşısında kendisine yapılan telkinlerle müslümanlığı seçen [Geleneğe göre ise Mesih'in dinden döneceği hatta İslamiyet'i kabul edeceği ve herkesin onu inkar edeceği beklendiğinden, özellikle müslümanlığı seçen ve Mehmet Aziz ismini alan] Sabetay'la birlikte 200 ailelik bir grupta toplu olarak dinden dönmüştür. Ve tarihe ``dönmeler`` olarak geçmişlerdir. Daha sonradan Müslümanlığı kalben değil ancak görünüşte kabul ettiği anlaşılan Sabetay Sevi, Arnavutluğa sürülür ve orada ölür,ölümünün ardından binlerce inananı dünyanın dört bir yanına dağılır. Cemaatin çoğu Selanik'e yerleşerek türk isimleri alır, dışta müslüman içte ise Yahudi adetlerini sürdürmek suretiyle burada 20.yy. başlarına kadar Osmanlı İmparatorluğu vatandaşı olarak yaşamışlardır. Sevi'nin ölümünün ardından içteki ve dıştaki uygulamalar konusunda ayrılığa düşen Sabetayistler, Kapancılar ve Yakubiler olmak üzere ikiye bölünürler. Daha sonra Kapancıların içinden Baruh Russo (Osman Baba) adlı bir kişinin Zvi'nin ruhunu taşıdığına inandıkları için anlaşmazlık yaşayan bir grup daha ayrılır, bunlar da Karakaşlardır. Karakaşlar Sabetayistler içinde geleneklerine en bağlı yaşayan cemaat olarak bilinir.

21. yy'da özellikle 2.Dünya savaşı ve Kurtuluş savaşının ardından Dönmelerin büyük bir kısmı Selanik'ten olmak üzere, sınırları ve rejimi değişen Türkiye'ye göç etmiştir. Selanik haricinde Üsküp, Kavala, Kırım, Sofya ve Varna şehirlerinden de göç edenler olduğu gibi halen Mekadonya'da bazı köyler de yaşayanlar bulunduğu Sabetayistlerce iddia edilmektedir. Amerika,İsrail,Almanya ve Fransa'da da, Türkiye'den giden Türk isimli Sabetayistler bulunmaktadır.

Türkiye'de şu anda başta İstanbul olmak üzere, İzmir, Bursa, Edirne, Hatay, Adana, Gaziantep, Ankara, Manisa, Giresun, Balıkesir, Çanakkale'de yaşarlar. Kırklareli'nde Sabetayistlerin oturduğu Karakaş mahallesi ve Ulukonak vardır. İstanbul'da ise Teşvikiye, Şişli ve Nişantaşı'nda yaşayan cemaatler ile birlikte Moda, Göztepe, Etiler, Maçka ve Bakırköy'de yaşayan gruplar da bulunmaktadır. Çoğunlukla biri İbranice kendi aralarında kullanmak üzere, diğeri ise Türkçe olmak üzere iki isimleri vardır.Yine '' İstanbul Sevi, Sabetaycılar '' referansıyla;

Türkiye'de Sabetaycılar ve Museviler isimlerini gayet sistemli olarak toplam sekiz türlü seçmişlerdir:

1-İbranice ve Türkçe arasında ki ses benzeşmeleri vasıtasıyla en yakın isim alınarak, (Serra - Sarah)

2-Tevratta geçen ismin Arapça ve Türkçe karşılığı olarak, (Ester - Yıldız)

3-İbranice ve Türkçe aynı sessiz harflerden oluşan isimleri yakınsatarak (çünkü İbranice, sadece sessiz harflerle yazılır, böylece sessiz harfler aynı olduğunda okunuşlar aynı kabul edilebilir [KRM - Kerem,Kerim] )

4-Soyisimler, bir sonraki jenerasyonda isim olarak seçilerek,

5-Ladino ve Yiddiş dilindeki Musevi isim ve soyisimlerin Türkçesi kullanılarak,

6-Sabetaycılığın yayıldığı ve yaşatıldığı (Mısır,Cezayir,Şam,Kırım,İzmir,Manisa vb.) yerlerin isimlerini ve Selanik ve çevre ve köy ve ilçelerinin (Poroy, Topçular, Kayalar, Kavala, Vidinli) isimlerini, isim ya da soyisim olarak taşıyarak,

7-Tevrat'ta varolan isimlerin örneğin Abraham(İbrahim), Jacob(Yakup), Elia(İlyas), sonuna; -zade, -gil, -han, -kara, -oğlu, vb. takılar getirerek soyisim koyma.

8-Birçoğu anlam bakımından birbirine bağlanır;çünkü manaca genelde iyi, güzel, sevimli, güçlü, ulu, yüce, zengin, akıllı, uğurlu, soy, aslan, kaplan, tek, ışık, coşkun kelimeri çevresinde dönmüştür.Özellikle Moğol, İlhanlı ve Avar, Hazar,Nogay,Kazak,Çeçen,Tatar ve Lezgi gibi eski Türk Boylarından alınan kelime ve isimler göze çarpmaktadır.Bu eklerden birçoğu Öztürkçe değil de, Moğolca ve diğer dillerden alınan ve aynı anlamları veren eklerdir.Kullanılan tüm bu isimlerin birbirine benzer nitelikte ve manada olması ortak bir kültürü temsil eder. (1)

Sabetayistlerin bir nevi kelime-i şehadeti sayılan dua ise şöyledir:

Şehadet ederim ki Sabetay Sevi gerçek Mesih Kral'dır.Şehadet ederim ki, Sabetay Sevi, ihtişamı yüce olsun, gerçek Mesihtir. ve dağılan İsrailoğullarını dünyanın dört bir yanından toplayıp bir araya getirecektir.Gerçeğin Tanrısı '' İsrailin zaferinde'' ve inancın tek olan üç düğümünde yaşayan İsrail'in tanrısı bize adil Mesihimiz, kurtarıcımız Sabetay Sevi'nin gelişini görmeyi nasip eylesin.Amin. (2)


Dipnotlar:
1-)Arzu Cengil,Kabballah,4.baskı,Nisan 2007, Ayna Yayınevi, syf:107-110
2-)Arzu Cengil,Kabballah,4.baskı, Nisan 2007, Ayna Yayınevi, syf:113

Hiç yorum yok

Küfür, hakaret içeren yorumlar, spam sayılarak kaldırılacaktır. Üçüncü şahıs ve kurumlara karşı yapılan yorumlar, yorum yapanın sorumluluğundadır. Sadece Gerçek dergisi ve editörleri bu yorumlardan sorumlu tutulamaz.