Sadece Gerçek logo




Evlilik, evcilik değildir!

Evlilik evcilik değildir

Evlilik, insana hem dünyevi hem de uhrevi manada bazı sorumluluklar yükler. Bu yükler hem kadın, hem de erkek için geçerlidir. Ancak günümüzde, devlet politikasıyla kadınları çalışma hayatına aktif bir şekilde katma teşvikleri ve medyanın her yönüyle yaptığı ahlaki yozlaşma ve subliminal, yani bilinçaltı saldırıları sebebiyle, kadınlar erkeklerin rolünü oynamaya, erkekler ise pozitif ayrımcılık denen lakırdıyla pasifleştirilerek kadın rolüne büründürülmeye çalışılıyor.

Bu söylemlerden dolayı, bizim kadın düşmanı olduğumuzu düşünebilirsiniz. Ama aslında bizler, kadınların, fıtratları gereği yönlendirilmesi ve bu doğrultuda terbiye edilerek topluma kazandırılması ve toplumda bu şekilde yerini almasından yanayız. Kadın, her şeyden önce anadır, eştir ve erkeğin yardımcısı ve yol arkadaşıdır.

Her ne kadar insanlar kadın ve erkek olarak eşit yaratılmışlarsa da fıtrat gereği kadınların ve erkeklerin ilgi alanları ve kavrayabildikleri konular, sevdiği kıyafet ve renkler, fiziksel ve ruhsal güçleri gibi etkenlere bakıldığında birçok farklılık görülmektedir. Elbette istisnalar vardır ancak, erkek ve kadının yaratılıştan itibaren ayrıldığı durumlar vardır. Üstelik bu ayrım sadece fiziksel değil, ruhsal açıdan da bulunmaktadır.

İşte bu yüzden, kadının ve erkeğin yaratılışına en uygun olacağı statüde olması ve hayatını bu şekilde devam ettirmesi, hem fiziksel, hem de ruhsal açıdan önemlidir. Kadın, erkeğin sorumluluk alanlarına riayet etmeli, erkeğin ondan yardım talebi dışında erkeğin işlerine karışmamalıdır. Aynı şekilde erkekte kadınların sorumluluk alanlarına riayet etmeli ve olur olmaz şekilde kadının işlerine karışmamalıdır. Bu sorumlulukları ve sınırları, insanın fıtratını en iyi bilen ve insanı yaratan ALLAH, bu konuda da insanlara gereken uyarıları göndermiş olduğu yüce kitabımız Kur’an’ı-Kerim’de belirtmiş, yine bizlere örnek olması için göndermiş olduğu ALLAH Rasulü Hz. Muhammed (Sallallahu aleyhi ve sellem) bu konudaki akılda kalan soruları bizzat hayatındaki tatbik ederek bize göstermiş ve hadis-i şerifler vesilesiyle de bu sorumluluk alanlarının sınırlarını belirlemiştir.

Ancak günümüzde dinden uzak yaşam, dindar görünen ailelerde bile dünyevileşme ve yozlaşma sebebiyle insanlar, evlilik konusunda yanlışa düşmekte, geri dönülmez hatalar işlemekte ve kimi zaman ise hem dünyasını hem de ahiretini berbat etmektedir.

Öncelikle insanlar, kadın olsun, erkek olsun fark etmez. Evlilikten ne beklediğini, evliliğin amaç ve gayelerini, evliliğin film ve dizilerdeki gibi olmadığını bilmelidir. Ayrıca evleneceği kişide belirleyeceği kriterler dünyalık kriterlerden önce ahiret için kriterler olmalıdır.

Bir kadın, evleneceği erkekte şunları araması gerek:

Namazını kılıyor mu? Büyüğünü, küçüğünü bilip saygı ve sevgi gösteriyor mu? Ahde vefalı mı? Ailesi nasıl, temiz bir aile mi? Ne işle geçimini sağlayacak? İslamın emirlerine karşı tutumu ne? Alkol ve sigarayla arası nasıl? İtikadı ve inancı nedir?  

Nitekim Hz. Ali (k.v) efendimize isnad edilen bir söz bunu çok güzel ifade eder:

“İyi damat; kazanılmış bir erkek evlattır.. Kötü damat ise kaybedilmiş bir kız çocuğudur…”

Bir erkek, evleneceği kadında şu kriterleri araması gerek: Bu kriterler konusunda ALLAH Rasulü’nün hadis-i şerifi bizlere yol göstermektedir.

“Kadın dört şeyi için nikah edilir; malı soyu güzelliği ve dini. Sen dindar olanını seç ki elin bereket bulsun.” (Buharî Nikah 15; Ebu Davud Nikah 2; Nesaî Nikah 13; ibn Mace Nikah 6; Darimi Nikah 4; Malik Nikah 21; A.b. Hanbel III 428.) 

Müsaadenizle burada günümüz evlilikleriyle ilgili iki tane alıntı bir söz paylaşmak istiyorum.

” -Mutluluk hayali mümkün değil, ALLAH’ın emri olduğu için evleneceksiniz, ümmet Müslüman bir iki çocuğa kavuşacak, tüm mesele bundan ibaret. Herhangi bir pastanede oturunca, yan masadan şu cümleleri duyarsınız: 

“Bizimkisi farklı olacak aşkımmm…” Ne farklı olacak? Niye ki? Oğlanın askerliğini, iş bulmasını bekleyeceksin, pastanelerde plan kurup bozmaktan kavgalar başlayacak, başlayacak, yaş ilerleyecek… Ben, en ulvi aşkların mobilya mağazalarında koltuk takımı seçilirken bittiğine bizzat şahit oldum neyi farklı olacak?”

-Bülent Akyürek
Evlilik, evcilik değildir!
Genel olarak günümüzdeki kadınların gözünde ideal koca profili

” – Bir Avukat olarak boşanma davalarının umumundan anladığım şu: Modern zamanlarda ideal bir zevceniz yoksa (eşinizin zaviyesinden) ideal bi koca olmak zorundasınız. Bunu beceremiyorsanız hiç şaşırmayın Aile Mahkemesinden gelecek tebliğat postacıda dağıtımda olabilir.

Peki ideal bi koca nedir? Bunun standardı yok aslında. Ama en geniş tanımlamayla şöyle bir çerçeve çizilebiliriz. Riyasetten vazgeçmiş; rezalet çıkmasın, çocuklar ortada kalmasın diye her hakkından feragat etmiş erkek.”

Tüm bu yazılanlardan sonra size verecek son tavsiyem, ne istediğinizi bilmeden, hayata geliş gayemizi anlayıp kabullenmeden, dininizi yaşamadan, maddi ve manevi sorumluluklarınızın farkına varmadan sakın ola evlenmeyin. İsterse yaşınız kırka dayanmış olsun. Neden diye sorarsanız, sebebi şudur:

Eğer bu sayılanların farkındalığına varamadan evlenmişseniz ya siz, ya da eşinizin mutsuzluğu kaçınılmazdır. Bu şekildeki bir evliliğin yürümesi pek nadirdir. Yürüse bile bu evliliğin meyvesi olan çocuklar, topluma ne kadar faydalı bir birey olarak yetişir? Orası da ayrı bir muamma…

Demek istediğim tam olarak şudur. Eğer sağlıksız bir evlilik varsa, o evliliğin meyveleri olan çocuklar, gerekli terbiye ve eğitimi alamadan yetişecektir. Yeterli terbiye ve eğitim almayan çocuk ise toplumsal alanlarda hatalar yapacak, dışlanacak ve hor görülecektir. Bu durum ise çocuğun ruhsal dünyasına etki ederek onu kötü ve zararlı mecralara kaymasına sebebiyet vermesi kaçınılmazdır. Bu zararlı mecralara kayan çocuk toplum için zararlı bir birey olacak, huzur ve sükûneti tehdit edecektir. İşte bu durum, bugün yaşanan olayların adeta baş müsebbiblerinden dersek mübalağa etmiş olmayız.

Şunu sakın unutmayın! Evlilik oyuncak değildir. Sorumsuzsanız evlenmeyin, çünkü evlendiğinizde hem eşinizin hayatını, hem doğacak çocukların hayatını olumsuz etkiliyor ve toplumun temeli olan aile kurumuna çok büyük zararlar veriyorsunuz. Bunun vebali ise insanı hem maddi hem de manevi olarak ezer. Dikkat etmek gerek, acele karar vermemek gerek, doğru kişiyi hem akıl ve hem de gönül süzgecinden geçirmek ve dualarda her şeyin hayırlısını istemek gerek. Biz bilemeyiz, ALLAH bilir. Bizim şer gördüklerimizde hayır, hayır gördüklerimizde şer vardır.

7 Temmuz 2016 Cuma
Bizi Takip Edin
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit, sed do eiusmod tempor incididunt ut labore et dolore